Osmanlı’nın Wikileaks’i Diyor Ki

477

 

 

 

Sabah gazetesi yazarı Yüksel Aytuğ bugünkü yazısında, "Muhteşem Yüzyıl" dizisinden sonra insanların tarihle daha çok ilgilendiklerinden söz etti. Aytuğ, o dönemde yaşamış Venedik tacirlerinin raporlarından da bahsetti.
 
 
Osmanlı'nın Wikileaks'i diyor ki
 
 
Muhteşem Yüzyıl dizisi o veya bu şekilde, ortalama eğitim ve kültür düzeyine sahip insanların yeniden tarihle ilgilenmesini sağladı. Belki Muhteşem Yüzyıl bu denli ilgi görmeseydi, yapımcı Faruk Aksoy, Fetih 1453 gibi prodüksiyon açısından riskli bir projeye girişmekte daha ürkek davranacaktı.
 
 
Duyduğuma göre, diziden sonra insanlar Osmanlı tarihine ait kitaplara daha fazla ilgi gösterir olmuşlar. İnternet arama motorlarında da o dönemle ilgili aramaların sayısı artmış.
 
 
Bu ilgiden cesaret alan dizinin tarih danışmanlarından Erhan Afyoncu, dizinin yapımcısı Tim's Production ve Yeditepe Üniversitesi'nin de işbirliğiyle, Venedik tacirlerinin raporlarından yola çıkarak Kanuni ve Pargalı İbrahim Paşa adlı bir kitap yayınladı. 
 
 
KANUNİ'YE MR ÇEKMİŞLER (!) 
 
 
Venedik tacirlerinin Osmanlı hakkında tuttukları raporlar, günümüzün Wikileaks belgelerinden farklı değil. Sık sık payitahta gelen Venedikli tacirler -ki onları dizide de izliyoruz- Kanuni'nin hasodabaşına kaç altın verildiğinden buğdayların nerede nasıl toplandığına, Pargalı İbrahim'in zaaflarından Hürrem'in ihtiraslarına kadar doğru-yanlış tüm ayrıntıları raporlandırıp Batı'ya yolluyorlarmış. Balyos denilen bu görevlilerden biri, kaleme aldığı bir raporunda, Kanuni hakkında şu özel bilgileri veriyor: 
"Sultan, yılın büyük bölümünü çok hasta olarak, ölüme yakın bir halde geçirir, çünkü vücudunda fazla miktarda ödem vardır. Sadece bacakları şiş değildir, iştahını da kaybetmiştir. Yüzü de çok kötü bir renkte ve şiştir. Geçen Mart ayında, 4 ya da 6 kereden fazla tehlikeli bayılmalar yaşamıştır. Yanında bulunanlar bu bayılmalardan kurtulup kurtulamayacağı konusunda tereddüt yaşamışlardır. Büyük bir kesim, kısa süre içinde öleceği kanısında. Her ne kadar çok güçlü ilaçlar verilse ve bütün müdahaleler yapılsa da ölümden kurtuluşu yok.."
 
 
Diyeceğim o ki:
 
 
Batı'nın, tehlike olarak gördükleri önder kişilikler için ölüm umudu besleyip kurtuluşu bunda aramaları ve bu 'temennilerini' sözde gizli raporlara dönüştürmeleri yeni bir şey değil! 

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin
Lütfen adınızı girin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.