Özgü Namal Dizilerdeki Kötü Kadın İmajını Eleştirdi

448

 

 

Film Arası Sinema Dergisi’nin kadınlar için yayımladığı ‘Türk Sinemasında Kadın Kimliği’ adlı Özel Sayı’ya konuşan Özgü Namal, çarpıcı açıklamalarda bulundu. Sinemadan TV’ye, kadının toplumsal statüsünden yaşadığı çeşitli sorunlara kadar pek çok konuda görüş açıklayan Namal, sinemadaki erkek egemen algıya isyan etti. Kadının arzu nesnesi olarak algılanmasına tepki gösteren oyuncu, dizilerde yansıtılan kötü kadın imajını da eleştirdi.

DAYAK YİYEN KADINI YOK SAYARAK SİNEMA YARATAMAYIZ

‘Bu topraktakilerin hikâyelerini çekeceksek, buradan yola çıkacaksak, buradaki gerçeklerden kaçamayız. Bizim kadınımız Emine, bizim kadınımız Meryem, bizim kadınımız Hatice, bizim kadınımız Van’daki kız, Hakkâri’de, Diyarbakır’da intihar eden kız, kendini asan kız, Konya’da okula gidemeyen kız… Bizim kadınımız bu. Bu gerçekleri kabul edeceğiz. Bizim kadın doğuramayan, doğurduğu zaman anA olmayı bilemeyen, baskı altında büyüyen, şiddet gören, cinsel, fiziksel, ruhsal istismara uğrayan kadın… Bunu yok sayıp başka bir Türk sineması yaratamayız.’

KADINI ARZU NESNESİ GÖRENLERE CİDDİ TAVIR ALDIM!

Setlerde de, kamera arkasında kadın oyuncuyu sadece flört edilecek, arzu nesnesi olarak değerlendirecek tüm zihniyetlere karşı her zaman inanılmaz, ciddi bir tavır sergilemeye gayret ediyorum. Ve her zaman ciddi bir mesafe koyuyorum. Ben buraya işimi yapmaya geldim! Film yapıyoruz. Ve sanat icra edeceğiz. İyi bir şey yapmaya çalışacağız. Bir hikâye anlatacağız. Kameranın arkasında ne olduğu, işin nerelere kadar gittiği, oyuncu-yönetmen aşkları, bunları tamamen ayrı koyuyorum. Onlar çok başka şeyler.’

DİZİLERDEKİ ‘KADINLAR KÖTÜDÜR’ İMAJINDAN RAHATSIZIM

‘Televizyon dizilerine bakıyorum; Ezilen kadın, evden kovulan kadın, kocasını aldatan kadın, hain kadın… Düşünüyorum da, çok kadın oynuyor TV dizilerinde. Ama hepsi mi kötü olur? Bir kadın adama ihanet ediyor. Öteki bir başka adamın arkasından iş çeviriyor. Öteki yüzüne gülüyor, arkasından konuşuyor. Kadın dedikodu yapar. Kadın hindir. Ne kadar fena? Bir kompleksimiz var kadınlarla ilgili.’

TÖRE KURBANI KIZLARIN SON KARARINI ANNELERİ VERİYOR

‘Kadının düşmanı yine kadın olabiliyor. Ben şöyle bir hikâye dinlemiştim ve çok etkilenmiştim; Doğu’da töre cinayetlerine ya da töre intiharlarına kurban giden kızların çoğunun ölümlerine evdeki kadın son kararı veriyor. Yani, anne ‘evet, asılsın’ derse, asılıyor! Bu çok trajik bir şey. Kadının düşmanı kadın! Kadını yok eden, kadın! Kadını büyüten de kadın! Evet, erkek bakışını, görüşünü eleştirdik ama kadın da buna inanmış! Kurban olmuş! Mağdur olmuş. Buna kanmış, teslim olmuş. Hele bu coğrafyada…’

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin
Lütfen adınızı girin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.