Payitaht Abdülhamid’e dün akşam Kudüs damgasını vurdu

1361

Cuma akşamları TRT 1 ekranlarının vazgeçilmez dönem dizisi Payitaht Abdülhamid’te, dün gece unutulmaz bir bölüme imza atıldı.

ES Film’in yapımcılığını üstlendiği, yönetmenliğini Emre Konuk’un yaptığı dizinin dün geceki bölümündeki dikkat çeken ve sosyal medyayı sallayan konular şunlardı:

Payitaht’a devleti yerle bir etmeye yeminli dış güçler tarafından sinsice sızdırılan Kolera salgını, Abdülhamid’in dokunulmaz Kutsal Topraklar olan Kudüs için söylemleri, Kuduz aşısını bulan Louis Pasteur’un kurduğu Enstitüsü‘ne verdiği destek, beslediği köpeği ve insan arasındaki ilişkiye dair söylemleri, gençlerin batılılaşma yolunda zehirlenmesine karşılık onlara, eğitimlerine, devlete verdiği önemli açıklamaları oldu.

“Biz var olduğumuz sürece Kudüs düşmeyecek”

Sultan Abdülhamid karakterini canlandıran Bülent İnal’ın geçtiğimiz bölümlerdeki petrol yatakları ile ilgili Kutsal emanet toprakları olan Kudüs’ten bahsettiği “Küffar boş durmaz, fıtrat boşluk kaldırmaz; sendelediğin an tepene çökerler! Sendelemeyeceğiz ve Kudüs’e sahip çıkacağız! Kudüs, mü’minlerin haremidir! Kudüs emanetimizdir! Biz var olduğumuz sürece Kudüs düşmeyecek. Biz de bir hanedan var, o hanedanın başında bir halife var gayesi ilayı kelimetullahtır. Kudüs onun emanetidir. O emaneti korumak için canda verir can da alır!” sözleri ve Saraya ayaklanarak gelen öğrencilere “Kutsal emanetimize, kutsal topraklarımıza, bayrağımıza, dinimize, dilimize ve Peygamberimize laf edenlerin, dil uzatanlara hakkımı helal etmiyorum!” sözlerinin olduğu paylaşımlar PayitahtKudüs hashtag’iyle sosyal medyayı salladı…

Abdülhamid’in mücadele dolu yıllarının ekranlara yansıdığı ve tarihi gerçeklere de yer verilen dizinin dün geceki bölümünde neler olduğuna bakalım:

Mahmud Paşa üzerinden dikkat çeken köpek konuşması…

Mahmud Paşa sayesinde Sultan Abdülaziz’in katili yakalandı ve idam edildi… Sultan Abdülhamid ona Paşalığını geri verdi… Ancak onun tüm kirli geçmişini kapatmak üzere gözler önüne sererek devlete kati bir şekilde sadakatini istedi. Mahmud hakkındaki düşüncelerini Saray bahçesinde köpeği Efe’yi beslerken ve köpeklerin sadakati ve sezgileri üzerine Tahsin Paşa ile konuşurken dile getiren Sultan Abdülhamid ile kirli hesapların peşindeki Parvus’un köpek üzerinden yaklaşımları dikkat çeken ilginç sahnelerdendi. Parvus, Mahmud’u bir köpek gibi eğitmek gerektiğini söylerken onu batılı güçlerin maşası olarak kullanmayı, Sultan Abdülhamid ise; onun fıtratını bilerek, içindeki devlete sadakatini ve iyiliği kazanmak için beslenmesi gerektiklerine dem vurdu.

Gençleri ayaklandıran gizli güçler, ayaklanmalar ve Sultan Abdülhamid’in sözleri…

Herzl ve Karaso sonunda Gerfand diye bildikleri gerçek Parvus’la tanıştı.. Parvus, gerçek kimliği karşılığında onlardan koşulsuz biat istedi. Onlardan Petrol şirketinin İngilizlere satıldığı haberiyle birlikte, gençleri ayaklandırmalarını emretti. Sultan Abdülhamid’in geleceklerini çaldığı haberleriyle onları Yıldız Sarayına doğru ‘Hürriyet” nidalarıyla ayaklandırdı, sokağa döküp Sarayın kapısına dayanmalarını sağladı. Sultan Abdülhamid gençlerin karşısına çıkıp, petrolün olduğu toprakları Hazineyi hassaya alma kararını, devletin geleceği ve 100 yıl sonra bile bu hakka sahip olması için yaptığını söyleyerek; Kutsal emanetimize, kutsal topraklarımıza, bayrağımıza, dinimize, dilimize ve Peygamberimize laf edenlerin, dil uzatanlara hakkımı helal etmiyorum! Sizi Batılılaşma yolunda zehirliyorlar, hakkımı helal etmiyorum. Siz benim evlatlarımsınız. Eğitiminiz için, kurduğumuz okullarda iyi eğitimler almanız için uğraşıyoruz. Sizin için endişeleniyorum, sizi zehirliyorlar, hakkımı helal etmiyorum!” diyerek onları sakinleştirerek doğruyu anlattı.

Kolera salgını Payitaht’ı sarınca…

Haberlere karşılık istediklerini alamayan Parvus ve ekibi daha kötüsünü yaptı ve Sarayda öğrencilerin dertlerini dinlemek üzere Selim Paşa’nın da bulunduğu masadaki suya kolera mikrobunu karıştırdı. Bu sudan içen öğrenciler, Selim Paşa ve sonrasında Naime Sultan koleraya yakalandı. Ve gençlerin ölümü başlarken, Abdülhamid zamanında kuduz aşısını bulan ve kolera adına çalışmalar yapmış olan Louis Pasteur’un kurduğu enstitü için verdiği para yardımının karşılığını bu aşının Payitaht’a ulaştırılması için Fransa’dan istedi. Gelen cevap önce ret olsa da, daha sonra bu geçmiş münasebetle aşı tertibi geldi. Ancak aşı Türk hekimleri tarafından bir kişide denenmesi gerekiyordu. Bunun ilk deneyini hastaneye yardıma giden Ahsen kendi üzerinde yaptırdı. Asıl tehlike şehrin suyuna kolera bulaştırılmasıydı. Ve Murad bu duruma engel oldu.

Ve İngiliz Sefiri tahttan çekil dedi..

Tüm bu gelişmeler devam ederken, Sultan Abdülhamid’in karşısına İngiliz Sefiri çıkarak ’Tahttan çekilin!” dedi.

Abdülhamid’in Dârülhayr-ı Âlî açılışı konuşması…

Dizinin dün geceki önemli bölümlerinden ekrana yansıyan Sultan Abdülhamid’in Tahsin Paşa ile konuştuğu Osmanlı‘da Meslekî Eğitim ve Çocuk Esirgeme Kurumu olan Dârülhayr-ı Âlî açma konuşması idi. Ve Sultan Abdülhamid, bu oluşumun ilk konuşmalarını yaparak eğitimcilerle birlikte Sanayi Mektebi haline getirerek korunmaya muhtaç çocukları meslek erbabı yapmak isteğini açıkladı.

Sultan Abdülhamid ve Abdülkadir’in arası iyice açılır…

Saraydan çıkması yasaklanan Abdülkadir ile babası Sultan Abdülhamid’in arası iyice açıldı. Hürriyet peşinde babasının zıddına giden ve onun aleyhine çıkan haberlerle karşısına dikilen Şehzade gönlünü Firuze ile avutmakta, Bidar Sultan ise bundan endişe duyarak bir an önce Firuze’yi Paşalardan biriyle evlendirmek ondan kurtulmayı hedeflemektedir. Bu kararını da Firuze’ye söyler.

Gerfand’ın ailesi Sarayda…

Gerfand’tan şüphelenen Sultan Abdülhamid, onun ailesini Saraya getirterek sahte Gerfand’ın (Parvus) karşısına çıkarttı. Dizinin bu final bölümünde Gerfand’ın eşi ile gözgöze gelen Parvus köşeye mi sıkıştı? Önümüzdeki hafta belli olacak…

Payitaht Abdülhamid, 15 Aralık Cuma ve her Cuma TRT 1″de!

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin
Lütfen adınızı girin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.