Sema Öztürk: ‘‘İşimle dikkat çekerim.’’

434
Bir süredir ekranlardan uzak kalan güzel oyuncu, televizyona ara verdiği dönemde neler yaptığını, diziyi ve rolünü anlattı.
 
Bir dönem yoğun bir şekilde oyunculuk ve sunuculuk yaptıktan sonra mesleğinize ara verdiniz. O süreçte neler yaptınız? 
 
Sizin de söylediğiniz gibi; uzun bir dönem çok yoğun çalıştım. Üstelik üniversiteye başladığım ilk günden beri çalışıyordum. Biraz ara vermek benim için artık şart olmuştu. Hemen kendime bir ‘yapılacaklar listesi’ hazırladım ve tek tek uygulamaya çalıştım. İlk olarak spora ağırlık verdim. Haftanın dört günü 9 kilometre yürüyorum, üç gün de pilates yapıyorum. Daha sonra kendime uyguladığım bu yaşam şeklini profesyonel hayata geçirdim. Kuzenimle birlikte Florya'da, sadece kadınlara hizmet veren bir pilates stüdyosu açtım. Çok da başarılı gidiyor. Hemcinslerimle vakit geçirmeye bayılıyorum. Pilates ve spor yapmaya başladıktan sonra kendimde olduğu gibi onların da hayatlarındaki güzel gelişmelere şahit oldum. Sporla iç içe olmak; insanın enerjisini, hayata bakışını olumlu anlamda değiştiriyor. Beden sağlığını yenilediği gibi aklı ve ruhu olumsuz düşüncelerden arındırıyor. 
 
ŞARKI SÖYLEMEYİ ÇOK SEVİYORUM 
 
İktisat mezunusunuz. Kendi mesleğinize devam etmeyi hiç düşünmediniz mi? 
 
İstanbul Üniversitesi İngilizce İktisat Bölümü’nde okudum. Daha önceki röportajlarımı okuyanlar bilir; çok kısa bir dönem banka sektöründe çalıştım, daha sonra dış alımlar müdürü olarak görev yaptım. Televizyonun hem arka planında, hem de önünde çalıştım. O dönem birlikte çalıştığım tüm arkadaşlarım şimdilerde televizyonlarda yönetici ya da yapım şirketi sahibi oldular. Benim sevgilim, aşkım oyunculuktu ve ben sevgilimle yoluma devam ettim. 
 
‘‘Karadayı’’ projesine nasıl dahil oldunuz? 
 
‘‘Karadayı’’ çok severek izlediğim, takip ettiğim, çok başarılı bir proje… Teklif geldiğinde bir dakika bile düşünmedim. Tüm karakterlerin çok güçlü yazıldığı bir dizi. 
 
Dizide şarkı söylerken kendi sesinizi mi kullanıyorsunuz? Şarkı söylemeyi sever misiniz? 
 
Şarkı söylemeyi çok severim ama dizideki ses; müthiş hayranı olduğum bir yorumcuya, Merve Balyemez’e ait. Kendisi bildiğim kadarı ile hala konservatuvarda öğrenci. 
 
Küçük yaşlarda bu sektöre girmiş biri olarak yıllarca aynı çizgide kalabilmeyi nasıl başardınız? 
 
Bunu söylemiş olmanız ve bunun görülüyor olması beni çok mutlu etti. Benim için istikrar çok önemli. İşimi çok seviyorum. Dünyanın en güzel işini yapıyorum bana göre. Seçimlerim akıllıca oldu galiba. Doğru projeleri seçmeye çalıştım elimden geldiğince. Sansasyonlarla değil, yaptığım işlerle magazinde olmayı tercih ettim. Bunu da aslında bilinçli yapmadım, karakterim böyle. Huzuru severim. Başarılarımla konuşulmak daha çok hoşuma gidiyor. 
 
‘SÜEDA’ GİBİ, EVLİ BİRİYLE İLİŞKİ YAŞAMAK HİÇ BANA UYGUN DEĞİL
 
Dizide ‘Süeda’ evli bir adamla ilişki yaşıyor. Siz onun yaşadığı bu ilişki hakkında ne yorum yaparsınız? 
 
Sema olarak cevap verdiğimde; evli biriyle ilişki yaşama fikri benim bakış açıma göre kabul edilebilir bir şey değil. Aldatılan taraf ağır travmalar yaşıyor. Bir kadın, diğer bir kadının canını yakmamalı bence, empati kurmalı. Aynı şeyin kendisine yapıldığında neler hissedeceğini düşünmeli. ‘Süeda’nın hırsını neye bağlıyorsunuz? ‘Süeda’nın hırsı ‘Necdet’e olan aşkından kaynaklanıyor.  ‘O benim’ diyor, başka bir şey demiyor. ‘Necdet’e aşık olduğunu da açık bir şekilde Ayten’e söylüyor. Dolap çevirmiyor, net aslında… 
 
ONA ÜZÜLÜYORUM 
 
Sizce evli birisiyle birlikte olmasının kendince haklı yanları olabilir mi? 
 
‘Süeda’ya üzülüyorum, acıyorum. Aslında yalnız bir kadın; sevgi ve şefkat arayışında ve sahiplenilmek istiyor. ‘Necdet’in de sevgi ve şefkate ihtiyacı var. Ama ‘Ayten’den bunu hiç görememiş. Bana göre ‘Necdet’le ‘Süeda’nın yakınlaşmasının sebebi bu. 
 
 
‘ROYA’ DAHA ÖNCE OYNADIĞIM KARAKTERLERDEN ÇOK FARKLI
 
Cansel Elçin ile birlikte bir kısa filmde rol aldınız. Sizin için nasıl bir deneyim oldu? 
 
Evet, kısa filmimizin adı ‘‘Roya’’. Yönetmenimiz ise Alper Akdeniz. Ben filmde ‘Roya’ adında Afgan bir mülteci kadını oynuyorum. Çok severek oynadım. 
 
Rolünüze nasıl hazırlandınız? 
 
Filmde Cansel de, ben de Farsça konuşuyoruz. Çok doğru vurgulama yapabilmemiz için özel bir oyuncu koçu ile çalıştık. ‘‘Roya’’ ile Cannes Film Festivali’nde Türk seçkisinde yer almak benim için büyük onur verici. Bugüne kadar oynadığım rollerden çok farklı. Bu yüzden ‘Roya’yı ayrı bir seviyorum; masum, yumuşacık bir kadın. Sevdiği adam hayatının tek anlamı. 

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin
Lütfen adınızı girin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.