Stanley Kubrick’in En Önemli 5 Filmi

Stanley Kubrick

1Lolita – 1962

Lolita, Stanley Kubrick’in zamanında tepkiye neden olduğu başarılı yapıtlarından bir tanesi.. O dönemlerde sansür uygulamaları olduğu için Lolita, birçok tepki alarak beğenilmedi. Ancak bazı film eleştirmenleri Kubrick’in filmlerinin birkaç kere izleyince sevildiğini hatta favorisi haline geldiği belirtmiş. Filmin konusu şu şekilde: Prof. Humbert, orta yaşın üzerinde bir yazardır. Bir süre için Charlotte Haze’in evinde kiracı olur. Bu süreçte onun kızı Lolita’ya vurulur. Lolita henüz 15 yaşındadır. Profesörün, kendisi ile ilgili sıra dışı fantezileri vardır. Bunları günlüğüne özgürce kayıt eder. Lolita’ya yakın olabilmek için annesi ile evlenir. Charlotte bir gün onun günlüğünü bulur ve okudukları karşısında dehşete düşerek kendini sokağa atar. O sırada da bir kaza sonucu ölür. Humbert, bu gerçeği Lolita’dan saklar ve onu yanına alarak bir yolculuğa çıkar. Film Nabokov’un romanından uyarlamadır.

2Dr. Garipaşk (Dr. Strangelove) – 1964

Dr. Garipaşk, Stanley Kubrick’in efsane filmlerinden biri. Dönemin şartları açısından prodüksiyonu ile dikkat çeken film, konusu itibariylede ön plana çıkıyor. Soğuk Savaş’a farklı bir pencereden bakan filmde, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri Birliği’ne saldırmak isteyen çatlak general Jack D. Ripper karakterine odaklanırız. Bu tuhaf militer, soğuk savaş zamanında Rusların “Amerikan halkının vücut sıvılarını kirlettiği” gerekçesiyle SSCB’ye nükleer saldırı yapma kararı alır. Amerikan uçağı Sovyet sınırına yakın bir bölgede dönemin tipik devriye uçuşlarından birini yapmaktayken, mürettebat Ripper’dan saldırı emri alır. Ne var ki ABD Başkanı, Pentagon’daki danışmanlarıyla bir toplantı yaparak durumu değerlendirmektedir. Savaş yanlısı general Turgidson bu durumun komünizmle hesaplaşmak için güzel bir fırsat olduğunu belirtir. Fakat Sovyet Büyükelçisi DeSadesky, ABD makamlarına Sovyet savunma teknolojisinin geldiği son noktanın ürünü olan “Doomsday Device”dan bahsettiğinde ve başkan danışmanları eski Nazi bilimadamı Dr. Strangelove’ın görüşüyle durum daha da tehlikeli bir hal alır; “Doomsday Device”, Sovyetlere yapılacak herhangi bir nükleer saldırıda dünyadaki tüm canlıların yok olmasını sağlayacak bir karşı tehdit silahıdır.

32001: Uzay Macerası (2001: A Space Odyssey) – 1968

2001: Uzay Macerası’nda bir grup primat ıssız bir yerde yemek için kavga etmektedirler. Kavgaları, aniden yanıbaşlarında beliren esrarengiz siyah bir taş sebebiyle bölünür. Aniden beliren bu taş, primatların ilk defa alet kullanmasını sağlayacak bir güce sahiptir. Ve böylece evrimin en önemli adımlarından biri olan akıl kullanımı başlamış, insanların şafağı gelmiştir.
2001’de, bir önceki sahneden 4 milyon yıl sonra, bir uzay gemisi aydan gelen esrarengiz sinyallerin ardında aynı siyah taşı keşfeder. Hem de ay yüzeyinde. Sinyaller Jupiter’e gitmektedir.
On sekiz ay sonra Discovery’nin güvertesinde, astronotlar David Bowman ve Frank Poole Jupiter’in gölgesine doğru yola çıkmışlardır. Uzay gemisinde HAL 9000 adında, yapay zekaya sahip, dünyanın en gelişmiş bilgisayarı bulunmaktadır. Ve hiç kuşkusuz, bu sunucunun, kendi planları vardır…
Arthur C. Clarke’ın bir kısa hikayesinden yola çıkılarak geliştirilmiş olan film, birçok kişi tarafından beğenilmemiştir. Aslında Stanley Kubrick’in filmleri ilk çıktığı zamanlarda beğeniyle karşılanmasada zaman geçtikçe insanların favori filmleri haline gelmiştir. Hatta dahi yönetmen Kubrick, filmlerinden istediği sonucu alamayınca üzüntüden uyuyamazmış. İşine bu kadar bağlı ve düşkün bir adamdan ancak böylesine mükemmel filmler çıkabilirdi.

  Baba Nerdesin Kayboldum’a ödül yağmuru

4Cinnet (The Shining) – 1980

Cinnet… Sanırım Stanley Kubrick’in en kusursuz filmi. Gerilim filmlerinin baş yapıtı olarak gösterilen Cinnet, mükemmel derecede tasarlanmış bir film. Her sahnesi incelikle işlenmiş olan Cinnet’in Kubrick dehası koktuğunu söylemeden edemeyeceğim. Bu kusursuz filmin konusu şu şekilde: Yazar Jack Torrance’ın, kış sezonunda kapalı olan Overlook Oteli’nin bakımını üstlenerek, ailesiyle birlikte otele taşınması sonrasında gelişen metafiziksel olayları konu alır. Jack’in doğaüstü sezgilere sahip olan küçük oğlu, zamanla otelin içerisinde yalnız olmadıklarını, geçmiş ve gelecekten gelen hayaletlerle birlikte yaşadıklarını görür ve ailesini buna inandırmaya çalışır. Aile bir kar fırtınası sebebiyle dağda konuşlanan bu otelde mahsur kaldığındaysa Jack doğaüstü varlıklar tarafından ele geçirilir ve yavaş yavaş aklını kaybetmeye başlar.

5Full Metal Jacket – 1987

Full Metal Jacket, Stanley Kubrick’in hem yönetmenliğini, hem yapımcılığını hem de senaristliğini üstlendiği kusursuz bir savaş filmi. Görsel efektleriyle adeta bir görüntü şöleni sunan film, çok ince savaş duygularına da yer vermekte. Full Metal Jacket’ın konusu şu şekilde: Bir grup acemi asker kendilerini nasıl bir eğitimin beklediğinden ve nasıl bir işin içine girdiklerinden habersiz bir biçimde üslerinin önünde dikilmektedirler. Askerlik ve savaş kavramlarının ciddiyetlerini fark etmeleri için savaşa gitmeleri gerekmeyecektir. İlk bölümünde savaş için antrenman yapan bir grup deniz piyadesinin Parris Island’da edindiği tecrübelere odaklanan Full Metal Jacket ani bir geçişle savaşın en ağır biçimde cereyan ettiği tarihlere taşıyor seyircisini.

Full Metal Jacket, fazlasıyla detaycı ve dokunaklı bir anlatımla askerlerin ve askerliğin, Vietnam savaşı esnasındaki zihnini peliküle döküyor.

Öne Çıkan Benzer İçerikler

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin
Lütfen adınızı girin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.